Karanlık Cennet-Bölüm 1
30 Temmuz, 2007

Karanlık Cennet
Bölüm I
İki çocuk bir elma ağacına tırmanmış, kıpkırmızı elmaların tadını çıkarmakla meşguldü. Bir yandan büyük bir iştahla elmaları yerken diğer yandan şarkılar söyleyip eğleniyorlardı. Bulundukları yerin, anın tadını çıkarıyorlardı. Uzaklardan gelen bir atlı çocukların yanında durdu. Genç atlıyı tanıyan çocuklar hemen ağaçtan indiler. Sarışın olan büyük bir pişmanlıkla;
“Elmaları çalmıyorduk, sadece eğlenmek için çıkmıştık efendim. Lütfen, lütfen affedin.” Genç atlı çocuğun başını okşayarak “Bir elma da bana verir misin evlat” dedi. Çocuk sevinçle alçak dallardan birinden bir elma koparıp gence uzattı. Genç atlı elmadan bir ısırık alıp “Sizi görünce çocukluğumu anımsadım, Tanrımızın kutsal ışığı üzerinizde olsun çocuklar”. Atına binip hızla uzaklaştı. Çocuklar neşeyle ziyafetlerine kaldıkları yerden devam ettiler. Cennetin Dünya üzerindeki bir parçasında yaşıyorlardı…
Cennet: Frasenaron
Görkemli bir krallığa adını vermiş olan bu şehir insan aklının alamayacağı kadar huzurlu bir yerdi. Dev bir çukuru andıran bu yerin etrafını dört büyük dağ çevrelemişti. Bu dağların arasını büyük boşluklar kaplamıştı. Buralara dört dev kapı kondu. İkisine gümüş, ikisine de altın anahtarlar yaptırıldı. Kapılardan kuzeybatıda olanı sürekli açık dururdu. Anahtarlar sarayın hazine odasında saklanırdı. Kralın mührü olmadan yerlerinden çıkarılmaları mümkün değildi.
Dağlar şehre kalkan görevi görüyordu. Şehrin dışardan fethedilmesi çok zordu. Şehirden bilgi alabilmek için casusluk yoluna başvurulurdu. Fakat casuslar yakalandığı takdirde ölümle cezalandırılırlardı.
150 yıl önce şehirde kurulan krallık, insanoğlunun kurduğu en büyük, en zengin ve görkemli krallığıydı. Yıllardır şehre hiçbir saldırı yapılmamış, aksine birçok insan topluluğu/devleti bağlılıklarını bildirmişlerdi. Bu güzel şehrin topraklarının bu kadar bereketli olmasının sebebi şehrin tapusunun bir nevi Işık Tanrısı’nın elinde olmasından kaynaklanıyordu. Tüm krallık Işık Tanrısı’na tapıyordu.
Frasenaron’da sadece İnsan ve Dağelfleri yaşamaktaydı. 150 yıl önce birbirlerine çok yakın ırklar olan bu ırklar tek bir bayrak altında birleşmeyi seçmişlerdi.
Bu iki ırk tüm ırklarla barış içindeydi uzun zamandır. Fakat Dağelfleri evvelden beri Gece Kurtlarından hoşlanmıyordu. Köpeklerden gelen bu ırkın tehlikeli olduğunu düşünmekteydiler.
Köpek Yüzlü Irk: Gece Kurtları
Nightwolflar insan kurt karışımı bir ırktı. İki ayaklı olan bu varlıklar köpek yüzüne sahiptiler. Ellerinde de kurtlarınkine benzeyen pençeler vardı. Ortalama bir insan boyunda idiler ve ortalama 50–55 yıl yaşayabiliyorlardı. Asla tek bir bayrak altında toplanmayan Nightwolflar Dünya’nın her yerine küçük topluluklar halinde dağılmışlardı. Etle beslenen bu canlılar hiçbir zaman insan etini tatmaya cesaret edememişlerdi. Çok akıllı olan bu varlıklar, kiminle iyi geçinip kiminle savaşacaklarını, savaşmadan nasıl fetih yapacaklarını çok iyi bilirlerdi.
Frasenaron’da Ayaklanma
Genç bir subay saray önündeki –tabiri caiz ise- muhafız ordusunu delerek saray merdivenlerini tırmanmaya başladı. Telaşı her halinden belliydi. Güneybatıda bir köyde çıkan ayaklanmayı krala bildirmesi gerekliydi. Saray kapısından hızla girip kralını saygıyla selamladı. Yağız subayın acelesini fark etmiş olan kral heyecanla sordu:
—Ne oluyor, neden bu kadar heyecanlısın, genç asker?
—Kralım… Genç asker duraksadı
—Evet?
—Kralım, güneydeki bir köyde vergiyi vermek istemeyen bir grup isyan çıkarmışlar efendim. Köyü yakıp, yıkmakla tehdit ediyorlarmış.
Kral tahtından hızla kalktı.
—Bana Xarthus’u bul!
—Emredersiniz yüce kralım…
Asker aynı telaşla çıktı. Sarayın bahçesinden rahatça görülebilen elma bahçelerinin önünden atını dörtnala sürmüş gelen Xarthus’dan başkası değildi. Askerin prensi aramasına gerek kalmamıştı. Prens saray bahçesine geldiğinde genç subay hemen yanına koştu.
—Kral sizi istiyor, prensim.
—Bir sorun mu var?
—Güneyde bir köyde ayaklanma çıktı efendim.
Xarthus hemen atından inip saraya gitti. Babasını selamladıktan sonra onun söylemesine gerek kalmadan atıldı:
—Yanıma 15 atlı istiyorum, bu isyanı bir gün içinde bastırabilirim.
—İstediğin kadar asker alıp hemen yola çıkabilirsin oğlum.
Prens babasının önünde eğilip hızla çıktı. Muhafızlara seslendi; “Hemen 15 atlının silahlarını kuşanıp meydanda toplanmalarını istiyorum.”
—————————DEVAMI SONRAKİ BÖLÜMDE —————————
31 Temmuz, 2007 1:52 pm
Çok güzel olmus Furkan tebrikler
31 Temmuz, 2007 3:29 pm
Helal Olsun
1 Ağustos, 2007 12:11 pm
çok güzel
1 Ağustos, 2007 4:00 pm
kujum cok güsel olmuş yüreğine sağlık destansı anlatım var sankii..
karanlık cennet cok orjinal beğendim yani
3 Ağustos, 2007 5:01 pm
[...] Karanlık Cennet-Bölüm 1′i Okuyun Yazan: explosive Kategori: Hikaye [...]
14 Ağustos, 2007 8:34 pm
[...] Karanlık Cennet Bölüm 1′i Okuyun [...]